Metropolis'in ilk yerleşimi, günümüzden 5000 yıl önce Erken Tunç Çağı'nda kurulmuştur. Kentin akropolisinde yürütülen arkeolojik kazı çalışmaları sırasında burada Erken Tunç Çağı ve Orta Tunç Çağı’na ait bazı seramik parçaları ile taş baltalar ve Hitit Dönemi ile çağdaş bir mühür ele geçmiştir.
Hellenler'e ait yerleşim M.Ö. 9. yüzyıldan sonra akropolis üzerinde kurulmuştur fakat kent asıl gelişimi M.Ö. 3. yüzyılda göstermiştir. Özellikle M.Ö. 2. yüzyılda kent Pergamon Krallığı’nın himayesinde büyük gelişme kaydetmiş, tiyatro, bouleuterion ve stoa gibi anıtsal yapılar bu dönemde inşa edilmiştir.
Yoğun bir kentleşme etkinliğinin gözlendiği bu dönemi de Roma İmparatorluğu Dönemi izlemiştir. Tarih sahnesinde Metropolis ismi yine bu dönemde Aristonikos isyanına karşı Romalıların yanında yer almasıyla anılmaya başlar. Roma Dönemi'nde de gelişmesini sürdüren kent İzmir - Efes yolu üzerinde olmasından dolayı, ticaret en önemli gelir kaynağı haline gelmiştir. Bu dönemde, özellikle kentin doğu yamaçlarında, imparatorluk geleneğine uygun zengin evleri, atölyeler, dükkanlar, hamam ve spor kompleksleri yapılmıştır.
Geç Antik Çağ'da Metropolis bir piskoposluk merkezi haline gelmiş ancak savaşlar ve ekonomik nedenlerden dolayı küçülmeye başlayan kentte savunma amaçlı bir kale inşa edilmiştir. 14. yüzyıldan itibaren bölgenin Aydınoğulları Beyliği’nın eline geçmesiyle beraber Metropolis kenti de Aydınoğulları Beyliği idaresi altına girmiş ancak kent eski konumunda daha fazla yaşayamamış ve Torbalı’ya taşınmıştır. Torbalı adı, Metropolis adının yüzyıllar içinde söylenip değişerek günümüze gelmiş biçimidir. Osmanlı Dönemi'nde de bölge “Kızılhisar” olarak adlandırılmıştır. |